çilehaneden müzik yayını etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çilehaneden müzik yayını etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2013 Salı

hayaldir geçer

 
osman hamdi bey kazıda

  
   ömrüm boyunca kazılardan dünyanın en değersiz yada önemsiz buluntularını elde etsem bile bu işi büyük bir hevesle yapardım. aslında kesin konuşmayan hatta kendime olan güven kırıklıkları nedeniyle kesin konuşamayan biriyim ama bu konuda kendimden eminim, öyle olurdu. zamanında biraz daha dik başlı yada kararlı olamadığım için muhtemelen ölene kadar pişman olucam.

 


  pentagram' ın bi şarkısı vardı "metal not dead" öyle aklıma geldi.. lisede pek severdim, bi iron maiden'sız, slayer'sız, moonspell, dark tranquillity, death, pentagramsız falan asla olmazdı. itfaiyenin kullanmadığı boş deponun birinde, çarpma bir davul seti, emanet iki amfiyle mor ve ötesi, duman, teoman, bulutsuzluk falan çalardık şimdi bazı yaptığım şeyler ne kadar tuhaf, saçma da gelse çok eğleniyordum be... meydanlarda konser düzenlemek, arkadaş grubunla şarkılar çalıp söylemek çok güzel zamanlardı. uçarı ama güzel hayaller kurdururdu çalışmalarımız. üniversite bahar konserleri falan derken bi bakmışız nerelerdeyiz. ama heavy metal icra edecek kıvama gelemeden, henüz pop rock döneminin bile başlarındayken bizim grup müzik işleri bitti.
 
  bi de sırt çantasını alıp, gitmek vardı. trenle avrupayı gezip garlarda yatacaktık falan. o da olmadı işte. çok uçarı hayaller değil aslında. e yapanlar da var. sanırım hayallerin değil de hayalperestin sıkıntısı var. iş yok...belki de en başından beri en büyük sıkıntı bu. bununla yüzleşeceğini bilmek var. önünde örnekler var. adım atmaya korkutacak sebepler var. birşeyler var, aslında engel gibi durmasa da beni durdurdu, durduruyor. hayalleri kendi aleminde boğdum, bomboş bekliyorum. belki de sadece görgü ve alışkanlıktan ileri gelen şeyler. içim sıkıldı, nerelere gittim. bu kadar yeter. şu ev günlerim de bir an önce bitse ...


normalde yazıya paralel  "iggy pop passenger" olan şarkı bi anda dönüverdi...

23 Ocak 2013 Çarşamba

beş aylık bir aranın ardından...

  para versem, ne bileyim ne yapsam 5 ayımı bu şekilde geçiremezdim. en azından kısa ve az acılıydı, şükür (tabi Afyon olayını saymazsam). nefes aldıkça bitmeyen sıkıntılı günlere seyahatim devam edecek.





20 Mayıs 2012 Pazar

16 Nisan 2012 Pazartesi

tuhaf zihniyetlerden sana sığınırım köpeköldüren!


     Tez danışmanım sevgili hocam diyor ki, şarabın köpek öldürenden çok ayrı bir şey olduğunu sunumunda anlatmalısın filan falomanje.. Ödevi verirken sormadı bile köpeköldüren harici bişeyler içtin mi ömründe diye.. şarabın hikayesi, efsanesi, muhabbeti falan güzel ödev, tam benlik demiştim ama hoca durur mu?.. yok ağızın neresinde hangi tat alınır, bardağı nasıl olmalıdır... bir de anlatmamı istiyor bu bünyeyle. toplum karşısında yüzüm en kırmızı alicante'li şaraplardan bile kırmızı olan bana diyor.. bi ataol yada güzel marmara olmadan rahat nasıl anlatırım bilmem, bi de annemin duaları da yardımcı olabilir bi ihtimal..

   Sonunda kurtuluyorum tezinden de, ödevinden de.. kötü kedi şerroyu kullanamazsam şu ödevde çok pis içimde kalacak ama...







1 Nisan 2012 Pazar

ve zaman geçip gider...

   Bugün evi toparladım.. halım dün akşam şarabın kurbanı olunca, sabah derin baş ağrısı ve pazar gününü piç etmenin üzüntüsüyle, evdeki ağır şarap kokusu bahane edilerek kurban edildi. bana bi suçlu gerekiyordu. herşey o pisliğin yüzünden... şarabı içerken iyidi de bir daha kuntra içmeyeceğime kendi kendime söz vermiştim.  kendileri şarapta biraz köpek öldüren modunda oluyor da.. herşey yerinde güzel tabi, ondan kanyak yapıcaksın ama o da kalmadı artık.. neyse.


bitirme tezim de bitti sayılır..konusu türkiye'de şarabın tarihi vs vs.. haha iç mihrak'tan gelsin...





iyice terk-i diyar moduna girdim. hayatım.. okulum.. seni hiç sevmedim..öğrencilik hayatımı mahvetmene mi yanayım, cesaretsizliğime mi yoksa öğrenciliğmin bitmesine mi.. 2.sınıfta sınava girip arkeolojiye geçseydim her şey daha güzel olabilir miydi hakikaten?..                                                                                                                                                                                   




he bi de sırt çantamı alıp uzaklara gitmek gibi hayallerim vardı.. işte gezmek yani.. küçüklüğümde şeker çocuk dergisinden fotoğraflarını kestiğim tarihi mekanlara.. nemrut'a, mardin'e, antakya'ya, ardından ege'nin antik tiyatroları , göbekli tepe... yok o da olmadı. param olmadı  , zamanım oldu.. zamanım oldu, param olmadı..ikisi de oldu ama derdim de oldu evden çıkmadım.. öğrencilik işte, enteresan ama güzel ... (:





25 Mart 2012 Pazar

Taş var köpek yokk!!


  ...Dilem
köpek var taş yok
taş var köpek yok
taş var köpek var
ama kıralın köpek
sıkıysa at taşı

* Her boydan dünya şiirinden seçmeler, Hint şiirleri (İ.S 500 )
 Can Yücel


............................................




Bunalımlar (1967)

9 Mart 2012 Cuma

Sabahattin Ali



ah maria ah...


.... şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum dedi. bu eksiklik sana değil, bana ait... bende inanmak noksanmış... beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için sana aşık olmadığı zannediyormuşum... bunu şimdi anlıyorum. demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. ama şimdi inanıyorum... sen beni inandırdın. seni seviyorum. deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.. seni istiyorum.. içimde müthiş bir arzu var. bir iyi olsam !..

 * Sabahattin Ali 'nin  Kürk Mantolu Madonna kitabından..



Sabahattin Ali 'nin çizimlerinden..

* Çakıcı'nın İlk Kurşunu kitabının arkasındaki çizimini foto çekmeye çalıştım ama pek olmadı ..


 
  şarkı kitaba ne kadar uygun olur bilmiyorum ama... ilk ve gerçek bi görüntünün etkisiyle, bi hayalin peşinden koşturmaca.. ardından bütün umutların onunla birlikte sayfalara gömülmesi.. kürk mantolu madonna.. ve şarkımız give me a reason to love you ...

8 Mart 2012 Perşembe

çilehaneden müzik yayını





   Dört sene boyunca bi odacığa tıkılıp kalmışlığımın güzel yanları bunlar..
sırf  bu ve bunun gibi ''şey'' lerin varlığından haberdar olduğum , haberdar edildiğim için - arkadaşımın hakkını vermeliyim, arkadaşlar iyiydir ..- pişman değilim..

  Yaşadığım yerin çilehane gibi olması ilk zamanlarımın fazlaca sıkıntılı geçmesine neden olsa da, sonra da buradan ayrılmaya içim el vermedi.. olabildiğice alkol, yeterince müzik ve bolca sigarayla dertleri boca etmek, kafa açmak bi zaman sonra  keyifli gelebiliyormuş, öğrendim ...
                                           O zaman çalsın artık in the court of the crimson king .....